← Kaynak arşivine dön
Mahkeme kararıKısmen doğrulandı

Yargıtay 16. Ceza Dairesi, E.2019/1582, K.2019/6838

Yargıtay / Kazancı karar arşivi

Bibliyografik kayıt

Kaynak bilgileri

Başlık
Yargıtay 16. Ceza Dairesi, E.2019/1582, K.2019/6838
Yayıncı / kurum
Yargıtay / Kazancı karar arşivi
Yayın tarihi
6 Kasım 2019
Kaynak türü
Mahkeme kararı
Doğrulama durumu
Kısmen doğrulandı
İlgili madde / sayfa / paragraf
Ankesörlü veya sabit hat aramalarına ilişkin kavramlar ve değerlendirme ölçütleri
İlgili içerik

Kısa alıntı veya özet

Ardışık, periyodik ve benzeri arama örüntülerinin kişiselleştirilmiş araştırmayla değerlendirilmesine ilişkin yaklaşım.

Editoryal değerlendirme

Editoryal not

Karar numarası ve tarihi kaynak paketinde doğrulanmıştır; bağlantı ikincil karar veri tabanına aittir.

Kaynak ilişkisi

Bu kaynağı kullanan makaleler

Ceza Yargılaması / Dijital Deliller / TCK 314/2 / Askerî Öğrencilerİncelendi

Ankesörlü Telefon Kayıtları Ceza Yargılamasında Nasıl Değerlendirilmeli?

Ankesörlü veya sabit bir telefondan aranmak Türk Ceza Kanunu’nda suç olarak düzenlenmemiştir. Bir HTS kaydı, en fazla belirli bir sabit hat ile telefon numarası arasında belirli bir zamanda teknik temas bulunduğunu gösterebilir. Arayan kişinin kimliğini, telefonu fiilen kimin kullandığını, çağrının cevaplanıp cevaplanmadığını, görüşmenin içeriğini ve amacını kendiliğinden ortaya koymaz. Buna rağmen savcılıklar ve Yargıtay içtihadı; ardışık, periyodik, kısa süreli veya farklı sabit hatlardan tekrarlanan aramaları bazı dosyalarda örgütsel haberleşme iddiasının göstergesi olarak değerlendirmektedir. Bu yaklaşım resmî içtihadın bir parçasıdır; ancak söz konusu örüntüler TCK 314/2’de düzenlenen bağımsız suç unsurları değildir. İstatistiksel bir benzerlik, kişinin örgütün suç niteliğini bildiğini, hiyerarşisine isteyerek katıldığını veya emir ve talimat aldığını kanıtlayamaz. Özellikle askerî okuldan uzaklaştırılmış eski öğrenciler bakımından askerî geçmişin teknik kayda peşinen suçsal anlam kazandırması; seçici soruşturma, doğrulama yanlılığı ve masumiyet karinesinin tersine çevrilmesi riski taşımaktadır. Kişiselleştirilmiş suç fiili ve her türlü makul şüpheyi gideren delil bulunmadan mahkûmiyet kurulamaz.

Adalet Arşivi Editörlüğü · Güncelleme 14 Temmuz 2026Oku →