← Kaynak arşivine dön
MevzuatDoğrulandı

Elektronik Haberleşme Sektöründe Kişisel Verilerin İşlenmesi ve Gizliliğinin Korunmasına İlişkin Yönetmelik

T.C. Resmî Gazete

Bibliyografik kayıt

Kaynak bilgileri

Başlık
Elektronik Haberleşme Sektöründe Kişisel Verilerin İşlenmesi ve Gizliliğinin Korunmasına İlişkin Yönetmelik
Yayıncı / kurum
T.C. Resmî Gazete
Yayın tarihi
4 Aralık 2020
Kaynak türü
Mevzuat
Doğrulama durumu
Doğrulandı
İlgili madde / sayfa / paragraf
31324 sayılı Resmî Gazete; tanımlar ile trafik ve konum verisi hükümleri
İlgili içerik

Kısa alıntı veya özet

Trafik verisi ve konum verisi kavramlarının düzenleyici çerçevesi.

Editoryal değerlendirme

Editoryal not

Teknik kayıtların hangi bilgiyi gösterebildiği, bu kavramların sınırları korunarak değerlendirilmelidir.

Kaynak ilişkisi

Bu kaynağı kullanan makaleler

Ceza Yargılaması / Dijital Deliller / TCK 314/2 / Askerî Öğrencilerİncelendi

Ankesörlü Telefon Kayıtları Ceza Yargılamasında Nasıl Değerlendirilmeli?

Ankesörlü veya sabit bir telefondan aranmak Türk Ceza Kanunu’nda suç olarak düzenlenmemiştir. Bir HTS kaydı, en fazla belirli bir sabit hat ile telefon numarası arasında belirli bir zamanda teknik temas bulunduğunu gösterebilir. Arayan kişinin kimliğini, telefonu fiilen kimin kullandığını, çağrının cevaplanıp cevaplanmadığını, görüşmenin içeriğini ve amacını kendiliğinden ortaya koymaz. Buna rağmen savcılıklar ve Yargıtay içtihadı; ardışık, periyodik, kısa süreli veya farklı sabit hatlardan tekrarlanan aramaları bazı dosyalarda örgütsel haberleşme iddiasının göstergesi olarak değerlendirmektedir. Bu yaklaşım resmî içtihadın bir parçasıdır; ancak söz konusu örüntüler TCK 314/2’de düzenlenen bağımsız suç unsurları değildir. İstatistiksel bir benzerlik, kişinin örgütün suç niteliğini bildiğini, hiyerarşisine isteyerek katıldığını veya emir ve talimat aldığını kanıtlayamaz. Özellikle askerî okuldan uzaklaştırılmış eski öğrenciler bakımından askerî geçmişin teknik kayda peşinen suçsal anlam kazandırması; seçici soruşturma, doğrulama yanlılığı ve masumiyet karinesinin tersine çevrilmesi riski taşımaktadır. Kişiselleştirilmiş suç fiili ve her türlü makul şüpheyi gideren delil bulunmadan mahkûmiyet kurulamaz.

Adalet Arşivi Editörlüğü · Güncelleme 14 Temmuz 2026Oku →