← Kaynak arşivine dön
Mahkeme kararıDoğrulandı

AİHM, Taner Kılıç/Türkiye (No. 2)

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi

Bibliyografik kayıt

Kaynak bilgileri

Başlık
AİHM, Taner Kılıç/Türkiye (No. 2)
Yayıncı / kurum
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi
Yayın tarihi
31 Mayıs 2022
Kaynak türü
Mahkeme kararı
Doğrulama durumu
Doğrulandı
İlgili madde / sayfa / paragraf
B. No. 208/18, §§ 102–109 ve 129–135
İlgili içerik

Kısa alıntı veya özet

Telefonda ByLock bulunmadığı ve bağlantı atfının teknik temeli yeterli olmadığı koşullarda kullanıcı atfını inceleyen karar.

Editoryal değerlendirme

Editoryal not

Yanlış veya kanıtlanmamış kullanıcı atfının somut örneğidir; bütün ByLock verisinin yanlış olduğu sonucunu doğurmaz.

Kaynak ilişkisi

Bu kaynağı kullanan makaleler

Ceza Yargılaması / Dijital Deliller / TCK 314/2 / AİHM / Askerî Öğrencilerİncelendi

ByLock Yargılamaları ve AİHM Yalçınkaya Kararı

ByLock, 2014’te genel uygulama mağazalarında yayımlanan şifreli bir haberleşme uygulamasıydı. Türk makamları, uygulamanın resmî adlandırmayla “FETÖ/PDY” tarafından örgütsel ve gizli haberleşme amacıyla kullanıldığını kabul etti; MİT kaynaklı listeler, IP ve CGNAT kayıtları, GSM numaraları, kullanıcı kimlikleri ve çözümlendiği belirtilen mesajlar binlerce ceza dosyasının merkezine yerleşti. Ancak kişinin bir listede görünmesi, belirli bir internet aboneliğinden hedef IP’ye trafik kaydedilmesi veya kurum raporunda “kullanıcı” olarak gösterilmesi; uygulamayı gerçekten, bilerek ve bizzat kullandığını kendiliğinden kanıtlamaz. Kullanım ayrıca ispatlansa bile haberleşme uygulaması kullanmak, silahlı örgüt üyeliğinin bütün unsurlarıyla aynı şey değildir. Örgütün suç niteliğini bilme, bu amacı benimseme, hiyerarşiye bilerek katılma, özel kast ve organik bağ kişiselleştirilmiş delillerle ayrıca gösterilmelidir. AİHM Büyük Dairesi, Yüksel Yalçınkaya/Türkiye kararında ByLock kullanımına otomatik ve kategorik suçluluk sonucu bağlanmasını AİHS’nin kanunilik güvencesiyle bağdaşmaz buldu; savunmanın ham veriyi etkili biçimde inceleyememesi nedeniyle adil yargılanma ihlali de tespit etti. Mor Beyin vakası ise listelerin hata yapabildiğini resmî olarak gösterdi. Sorun, bir uygulamanın delil olup olamayacağından önce, devletin kişiye aidiyeti, bilinçli kullanımı ve somut suçu denetlenebilir biçimde kanıtlayıp kanıtlamadığıdır.

Adalet Arşivi Editörlüğü · Güncelleme 18 Temmuz 2026Oku →