← Kaynak arşivine dön
Mahkeme kararıKısmen doğrulandı

Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/1458, K. 2023/892 — Tanık + ByLock teknik verisi + rol/eylem — mahkûmiyetin kabulü

Yargıtay / 3. Ceza Dairesi

Bibliyografik kayıt

Kaynak bilgileri

Başlık
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/1458, K. 2023/892 — Tanık + ByLock teknik verisi + rol/eylem — mahkûmiyetin kabulü
Yayıncı / kurum
Yargıtay / 3. Ceza Dairesi
Yayın tarihi
Tarih belirtilmemiş
Kaynak türü
Mahkeme kararı
Doğrulama durumu
Kısmen doğrulandı
İlgili madde / sayfa / paragraf
delillerin birlikte değerlendirilmesi
İlgili içerik

Kısa alıntı veya özet

Tanık anlatımı; teknik ByLock materyali, örgütsel rol/eylem, kod ve toplantı gibi başka kişiselleştirilmiş verilerle birlikte değerlendirilerek mahkûmiyet kabul edilmiştir.

Editoryal değerlendirme

Editoryal not

Yargıtay’ın tanık beyanını her durumda yetersiz saymadığını; toplam delil ve somutluk aradığını gösteren karşı örnek. Güven: Orta. Sınıflandırma: Resmî yaklaşım / mahkeme içtihadı. Diğer beraat kararlarıyla çelişki değil; delil yoğunluğu farklıdır. Kaynak paketindeki tarih: 2023. Resmî karar araması: https://karararama.yargitay.gov.tr/.

Kaynak ilişkisi

Bu kaynağı kullanan makaleler

Ceza Yargılaması / Tanık Delili / TCK 314/2 / Askerî Öğrenciler / Adil Yargılanmaİncelendi

Tanık, İtirafçı ve Gizli Tanık Beyanları Ceza Yargılamasında Nasıl Değerlendirilmeli?

Tanık beyanı ceza yargılamasında önemli bir delil olabilir. Ancak bir kişinin başka biri hakkında “örgüt mensubuydu”, “sohbetlere katılıyordu”, “mahrem yapıdaydı” veya “bize bağlıydı” demesi, suçun kanuni unsurlarını kendiliğinden kanıtlamaz. Bu tür ifadeler çoğu zaman tanığın hukuki nitelendirmesini, kanaatini, duyumunu veya başkasından öğrendiği bilgiyi yansıtır. Mahkeme, etiketi tekrar etmek yerine tanığın hangi somut olayı nerede, ne zaman ve hangi koşullarda gördüğünü belirlemelidir. Sıradan tanık beyanının tek başına kullanılmasını mutlak biçimde yasaklayan genel bir kural bulunmasa da beyanın suçun bütün unsurlarını her türlü makul şüpheyi giderecek somutluk ve güvenilirlikle göstermesi gerekir. Buna karşılık 5726 sayılı Tanık Koruma Kanunu’nun 9/8. maddesi, koruma tedbiri uygulanan tanığın beyanının tek başına hükme esas olamayacağını açıkça düzenler. Etkin pişmanlık, ceza indirimi veya tahliye beklentisi beyanı otomatik olarak geçersiz kılmaz; fakat bağımsız doğrulama ihtiyacını artırır. Aynı kolluk listesinden türeyen tanık teşhisi, kodlama kaydı ve teknik rapor ise ayrı deliller görünümünde olsa da tek bir başlangıç bilgisinin tekrarı olabilir. Sanık tanığın neden yanlış konuştuğunu veya kendisini neden listeye eklediğini açıklamak zorunda değildir. İspat yükü iddia makamındadır.

Adalet Arşivi Editörlüğü · Güncelleme 18 Temmuz 2026Oku →