← Kaynak arşivine dön
Mahkeme kararıDoğrulandı

Anayasa Mahkemesi, Baran Karadağ, B. No. 2014/12906

Anayasa Mahkemesi / İkinci Bölüm

Bibliyografik kayıt

Kaynak bilgileri

Başlık
Anayasa Mahkemesi, Baran Karadağ, B. No. 2014/12906
Yayıncı / kurum
Anayasa Mahkemesi / İkinci Bölüm
Yayın tarihi
7 Mayıs 2015
Kaynak türü
Mahkeme kararı
Doğrulama durumu
Doğrulandı
İlgili madde / sayfa / paragraf
özellikle §§ 57, 68, 72
İlgili içerik

Kısa alıntı veya özet

Gizli tanık beyanının tek/belirleyici olup olmadığı, sorgulama ve dengeleyici güvenceler değerlendirilmelidir.

Editoryal değerlendirme

Editoryal not

AYM’nin gizli tanık standartlarının çekirdek kararlarındandır. Güven: Çok yüksek. Sınıflandırma: Mahkeme içtihadı. Somut sonucun tüm gizli tanık dosyalarına otomatik uygulanması doğru değildir.

Kaynak ilişkisi

Bu kaynağı kullanan makaleler

Ceza Yargılaması / Tanık Delili / TCK 314/2 / Askerî Öğrenciler / Adil Yargılanmaİncelendi

Tanık, İtirafçı ve Gizli Tanık Beyanları Ceza Yargılamasında Nasıl Değerlendirilmeli?

Tanık beyanı ceza yargılamasında önemli bir delil olabilir. Ancak bir kişinin başka biri hakkında “örgüt mensubuydu”, “sohbetlere katılıyordu”, “mahrem yapıdaydı” veya “bize bağlıydı” demesi, suçun kanuni unsurlarını kendiliğinden kanıtlamaz. Bu tür ifadeler çoğu zaman tanığın hukuki nitelendirmesini, kanaatini, duyumunu veya başkasından öğrendiği bilgiyi yansıtır. Mahkeme, etiketi tekrar etmek yerine tanığın hangi somut olayı nerede, ne zaman ve hangi koşullarda gördüğünü belirlemelidir. Sıradan tanık beyanının tek başına kullanılmasını mutlak biçimde yasaklayan genel bir kural bulunmasa da beyanın suçun bütün unsurlarını her türlü makul şüpheyi giderecek somutluk ve güvenilirlikle göstermesi gerekir. Buna karşılık 5726 sayılı Tanık Koruma Kanunu’nun 9/8. maddesi, koruma tedbiri uygulanan tanığın beyanının tek başına hükme esas olamayacağını açıkça düzenler. Etkin pişmanlık, ceza indirimi veya tahliye beklentisi beyanı otomatik olarak geçersiz kılmaz; fakat bağımsız doğrulama ihtiyacını artırır. Aynı kolluk listesinden türeyen tanık teşhisi, kodlama kaydı ve teknik rapor ise ayrı deliller görünümünde olsa da tek bir başlangıç bilgisinin tekrarı olabilir. Sanık tanığın neden yanlış konuştuğunu veya kendisini neden listeye eklediğini açıklamak zorunda değildir. İspat yükü iddia makamındadır.

Adalet Arşivi Editörlüğü · Güncelleme 18 Temmuz 2026Oku →