← Kaynak arşivine dön
Uluslararası raporDoğrulandı

Recommendation No. R (97) 13 concerning intimidation of witnesses and rights of the defence

Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi / Bakanlar Komitesi

Bibliyografik kayıt

Kaynak bilgileri

Başlık
Recommendation No. R (97) 13 concerning intimidation of witnesses and rights of the defence
Yayıncı / kurum
Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi / Bakanlar Komitesi
Yayın tarihi
10 Eylül 1997
Kaynak türü
Uluslararası rapor
Doğrulama durumu
Doğrulandı
İlgili madde / sayfa / paragraf
genel ilkeler
İlgili içerik

Kısa alıntı veya özet

Tanık koruması ile savunma hakları birlikte güvence altına alınmalıdır.

Editoryal değerlendirme

Editoryal not

Bağlayıcı mahkeme kararı değildir; Avrupa Konseyi politika standardıdır. Güven: Çok yüksek. Sınıflandırma: Kurumsal standart.

Kaynak ilişkisi

Bu kaynağı kullanan makaleler

Ceza Yargılaması / Tanık Delili / TCK 314/2 / Askerî Öğrenciler / Adil Yargılanmaİncelendi

Tanık, İtirafçı ve Gizli Tanık Beyanları Ceza Yargılamasında Nasıl Değerlendirilmeli?

Tanık beyanı ceza yargılamasında önemli bir delil olabilir. Ancak bir kişinin başka biri hakkında “örgüt mensubuydu”, “sohbetlere katılıyordu”, “mahrem yapıdaydı” veya “bize bağlıydı” demesi, suçun kanuni unsurlarını kendiliğinden kanıtlamaz. Bu tür ifadeler çoğu zaman tanığın hukuki nitelendirmesini, kanaatini, duyumunu veya başkasından öğrendiği bilgiyi yansıtır. Mahkeme, etiketi tekrar etmek yerine tanığın hangi somut olayı nerede, ne zaman ve hangi koşullarda gördüğünü belirlemelidir. Sıradan tanık beyanının tek başına kullanılmasını mutlak biçimde yasaklayan genel bir kural bulunmasa da beyanın suçun bütün unsurlarını her türlü makul şüpheyi giderecek somutluk ve güvenilirlikle göstermesi gerekir. Buna karşılık 5726 sayılı Tanık Koruma Kanunu’nun 9/8. maddesi, koruma tedbiri uygulanan tanığın beyanının tek başına hükme esas olamayacağını açıkça düzenler. Etkin pişmanlık, ceza indirimi veya tahliye beklentisi beyanı otomatik olarak geçersiz kılmaz; fakat bağımsız doğrulama ihtiyacını artırır. Aynı kolluk listesinden türeyen tanık teşhisi, kodlama kaydı ve teknik rapor ise ayrı deliller görünümünde olsa da tek bir başlangıç bilgisinin tekrarı olabilir. Sanık tanığın neden yanlış konuştuğunu veya kendisini neden listeye eklediğini açıklamak zorunda değildir. İspat yükü iddia makamındadır.

Adalet Arşivi Editörlüğü · Güncelleme 18 Temmuz 2026Oku →