← Kaynak arşivine dön
Mahkeme kararıDoğrulandı

AİHM, Süleyman v. Turkey, B. No. 59453/10

AİHM / İkinci Daire

Bibliyografik kayıt

Kaynak bilgileri

Başlık
AİHM, Süleyman v. Turkey, B. No. 59453/10
Yayıncı / kurum
AİHM / İkinci Daire
Yayın tarihi
17 Kasım 2020
Kaynak türü
Mahkeme kararı
Doğrulama durumu
Doğrulandı
İlgili madde / sayfa / paragraf
§§ 61-78
İlgili içerik

Kısa alıntı veya özet

Tek doğrudan görgü tanığının sorgulanamaması ve etkili telafi bulunmaması yargılamayı adaletsiz kılmıştır.

Editoryal değerlendirme

Editoryal not

“Başka dolaylı delil var” denmesi, doğrudan tanığı sınayamama sorununu her zaman gidermemiştir. Güven: Çok yüksek. Sınıflandırma: Uluslararası karar.

Kaynak ilişkisi

Bu kaynağı kullanan makaleler

Ceza Yargılaması / Tanık Delili / TCK 314/2 / Askerî Öğrenciler / Adil Yargılanmaİncelendi

Tanık, İtirafçı ve Gizli Tanık Beyanları Ceza Yargılamasında Nasıl Değerlendirilmeli?

Tanık beyanı ceza yargılamasında önemli bir delil olabilir. Ancak bir kişinin başka biri hakkında “örgüt mensubuydu”, “sohbetlere katılıyordu”, “mahrem yapıdaydı” veya “bize bağlıydı” demesi, suçun kanuni unsurlarını kendiliğinden kanıtlamaz. Bu tür ifadeler çoğu zaman tanığın hukuki nitelendirmesini, kanaatini, duyumunu veya başkasından öğrendiği bilgiyi yansıtır. Mahkeme, etiketi tekrar etmek yerine tanığın hangi somut olayı nerede, ne zaman ve hangi koşullarda gördüğünü belirlemelidir. Sıradan tanık beyanının tek başına kullanılmasını mutlak biçimde yasaklayan genel bir kural bulunmasa da beyanın suçun bütün unsurlarını her türlü makul şüpheyi giderecek somutluk ve güvenilirlikle göstermesi gerekir. Buna karşılık 5726 sayılı Tanık Koruma Kanunu’nun 9/8. maddesi, koruma tedbiri uygulanan tanığın beyanının tek başına hükme esas olamayacağını açıkça düzenler. Etkin pişmanlık, ceza indirimi veya tahliye beklentisi beyanı otomatik olarak geçersiz kılmaz; fakat bağımsız doğrulama ihtiyacını artırır. Aynı kolluk listesinden türeyen tanık teşhisi, kodlama kaydı ve teknik rapor ise ayrı deliller görünümünde olsa da tek bir başlangıç bilgisinin tekrarı olabilir. Sanık tanığın neden yanlış konuştuğunu veya kendisini neden listeye eklediğini açıklamak zorunda değildir. İspat yükü iddia makamındadır.

Adalet Arşivi Editörlüğü · Güncelleme 18 Temmuz 2026Oku →